Sanat

Courbet ve Toplumsal Ayrım

courbet_toplumsal_ayrım_ana_resim

 

Gustave Courbet, Sanatçının Atölyesi, 1855, Tuval Üzerine Yağlıboya, 359×598 cm, d’Orsay Müzesi, Paris

SANATÇININ ATÖLYESİ

Courbet, “Sanatçının Atölyesi” isimli tablosunu üç aylık yoğun bir çalışma sonucu gerçekleştirmiştir. Eser kimi zaman gerçek kimi zaman alegorik 30 ayrı kişilikten oluşan 359×598 cm ölçülerinde bir tuvale resmedilmiştir.

courbet_toplumsal_ayrım_1

 

Courbet realizmin öncüsü olduğu için sanatçının tüm çalışmaları önemli ve değerlidir. Ancak “Sanatçının Atölyesi” resmi hem dünyadaki ilk kişisel sergiye sebep olması açısından hem de sanatçının “Milletlerarası Sergiye” başkaldırısının sembolü olduğu için sanatçının diğer resimlerine göre niteliği daha yüksek bir resmidir.

                                                                                     “Oldukça esrarengiz. Yorumlayabilene iyi şanslar.”

Gustave COURBET

Courbet 1855 yılında “Uluslararası Paris Sergisi” için çalıştığı büyük resim hakkında bir arkadaşına bunları yazmıştır. Bu resmin adı: Sanatçının Atölyesi: Sanat Yaşamımın Yedi Yılını Özetleyen Gerçek Bir Alegori.’dir.

Bu resim, geleneksel üç parçalı tablonun parçalarını andıran formatta, ressamın stüdyosunda birbirinden çok farklı kişilerden oluşan bir grubu betimlemektedir. Resmin kendisi bir anonim olarak nitelendirilmiştir. Alegori: En basit şekliyle, bir şey söyleyip başka bir şey ima etmek anlamında kullanılmıştır.

Resim üç gruptan oluşmaktadır. Ortada, ‘resmin merkezinde’ bir manzara üzerinde çalışan Gustave Courbet bulunmaktadır. Sağında çıplak bir model, solunda pejmürde kılıklı bir oğlan çocuğu ve şaşaalı beyaz bir kedi vardır. Sol tarafta sıradan, gündelik hayattan insanlar sağ tarafta ise sanatçının arkadaşları ve sanatseverler bulunmaktadır.

Bu figürlerin alegorik fonksiyonunun, Courbet’nin sağ taraftaki arkadaşlarının kesin portreleriyle şekillenen bir paydaşlar dünyasına anonim bir karşıtlık yaratmak için sosyal düzenin farklı özelliklerini temsil etmek olduğu düşünülmektedir.

Resimdeki figürler birbirlerinden bağlantısız görülmemektedir. Figürlerin bir topluluğun içinde değil de yalnız başlarına resmedilmiş gibi bir izlenimi vardır.

Resimdeki figürlerin çoğunluğu Courbet’nin arkadaşlarından oluşmaktadır. Courbet arkadaşlarından oluşan çoğu imgeyi önceden yaptığı portrelerden faydalanarak yerleştirmiştir, yani onların stüdyoya gelip poz vermelerini istememiştir, geçici anlamda bölümlenmiş ve maddesel olarak ayrık bölümlerden oluşan bu resim, kolaj çalışmasına benzer bir resim hissini uyandırmaktadır.

Resimde hahama benzer bir figür, dilenci kılıklı bir kadın, şık giyimli bir çift, pejmürde bir çocuk, ünlü bir şair, çıplak bir model ve ortada şık ceketiyle, yatay çizgili bir pantolon giyen ressamın bulunduğu tuhaf bir topluluk vardır. Bu topluluğun bir araya gelmesi hiçbir mantık çizgisinde değerlendirilememektedir. Bu grup ressamın stüdyosunu gerçekten ziyaret eden insanları temsil etmektedir. Courbet’nin garip şekilde suskun, izole, parçalı ve hatta yabancılaşma etkisi yaratan resmi için yalnızca bir alegori değerlendirmesi yapılabilir. Ressamın atölyesi, hissedilir melankolik bir atmosferde yıkanmış gibi görünmektedir. Resim, zamanın normal açıklayıcı resimlerinin aksine ve genel akademik kompozisyon kurallarına aykırı bir şekilde izleyiciyle figürler arasında anlamlı bir etkileşim; jest/mimiklerden çıkarılabilecek bir hikâye veya izlenim sunmamaktadır. Bazı nadir istisnalar hariç, pozlar açık bir biçimde gerekçesizdir. Pozlar tuhaf veya gelişigüzel pozlarda donmuş vaziyette ve hiçbiri bir diğerinden haberdar değil gibi görünmektedir. Sanatçının atölyesinin kompozisyonunu nitelendiren bu ölü, donuk hal, resmin ayrıcalığının resmin çerçevesi dışında yattığını göstermektedir. Bu alegorik resmin çerçevesi içinde doğal ilişkilerin yokluğuna şahit olan izleyici bu yüzden resmi algılamakta sorun yaşayabilir.

Resmin asıl anlamı bilinmemektedir. Courbet Alegori’nin esrarlı, gizli manasıyla ilgili bilgiyi kasten saklamaktadır. Kendisi Champfleury’e, yaptığı resimle ilgili olarak hemen hemen birbirinin aynı olan figürler hakkında hiçbir şeyi açığa çıkarmayan bir sayım listesine benzer nitelikte bir mektup yazmıştır ve yazdığı mektupta şunları söylemiştir: “Hepsini yanlış yerden, çok kötü bir şekilde açıkladım. Baudelaire’den başlamam gerekirdi, ama artık baştan başlamak çok zaman alır. En iyi şekilde anlamaya çalış. Resmi yorumlamak için insanların işlerini güçlerini bırakmaları gerekecek, yapabileceklerinin en iyisini yapmaya çalışmalılar” demiştir. Sanatçı bu sözleriyle resim hakkında kesin bir yargıda bulunmadığını onaylar gibidir.

Courbet’nin çağdaşlarının çoğu, sanatçının eseriyle ilgili olarak karakterlerin gösterişçiliği ve gericiliği bakımından büyük anlamları sakladığına ilişkin iddiaları reddetmişlerdir fakat daha güncel sanat tarihçileri Courbet’nin sözlerine katılmamaktadırlar.  Sanatçının meydan okumasına karşılık veren bu kişiler güreşçiler gibi yumruk yumruğa bir şekilde Sanatçının Atölyesi’nin inatçı gizinin anlamını yatıştırmaya çalışmışlardır. Resmin 1920 yılında Louvre Müzesi’nde sergiye çıkmasından bu yana bu kişiler hem genel anlamda hem ayrı öğeler bağlamında Courbet’nin alegorisinin anlamını çözmeye gayret etmişlerdir. Fakat hiçbir eleştirmen resimle ilgili görüş birliğine varamamıştır.

Sanat tarihçisi Helene Toussaint’e göre Courbet, resminin sol tarafında ‘Cumhuriyet’e ihanet edenleri toplamıştır ve diktatör gücünü yakalamanın en iyi yolunun demokrasiyi mazeret olarak göstermekten geçtiğini savunmaktadır. Bu resimde Courbet Pesimist ve Alaycı olarak algılanmıştır. Eseri bir umut ahiti ya da gerçekleri gösteren bir öğe mi, yoksa inferno veya paradiso mu, yoksa bir güldürü veya trajedi mi, verdiği mesaj tümden bir af örneği mi, yoksa tümden bir şüphecilik mi, nasıl yorumlaması gerektiğine dair kendine bu gibi soruları sormaktadır.

Herding ise tabloyu İmparator Napoleon Hi’nin aydınlatılması için tasarlanan karışık bir resimli ders olarak yorumlamıştır. Ona göre Courbet Ressamın Atölyesi’nde tüm sosyal ve kişisel uzlaşma şekillerinin kaynağı olan sanatçının üretken ortamını merkez olarak benimseyen uluslar, sınıflar ve karşıt gruplar arasında barış içinde bir arada yaşamaya dayalı bir uzlaşma ortamı konusunda büyük bir didaktik manzara oluşturmuştur.

Sanatçı ise resmini şu şekilde betimlemiştir: “Resmin tam merkezinde sanatçı olarak ben, sağ tarafımda sanatçı ve bohem arkadaşlarım; sol tarafımda gündelik yaşamın öteki yüzü, insanlar, sefalet, zenginlik, yoksulluk, istismar edenler ve edilenler bulunmakta.”

Sanat tarihçileri genel olarak ortak bir görüşte buluşamamış olsa da resim hakkında görüş birliğine vardıkları durumlar da olmuştur. Bu durumlardan başlıcası en çok üzerinde düşündükleri konu olan alegorik resmin alegorik fonksiyonudur.

Resmin alegorik fonksiyonunu incelersek, alegorinin varlığı bize önceden bir uyum varmış gibi görünmektedir ancak aynı zamanda bütünlüğe karşı bir siteme de işaret eder. Karakterlerinin birbirinden bağımsızmış gibi bir havada resmedilmesinin sebebi de budur. Courbet’nin gerçek alegorisi aynı zamanda bir sanat eserine tek, uygun bir anlam yükleme anlamında tamamlanmamış bir alegori olarak değerlendirilmektedir.

Alegorik düşüncede, imleyen ve imlenen arasındaki ilişki arasında bir gelişigüzellik vardır. Bu gelişigüzellik “temsili nesnelerin uzak özelliklerinin semboller olarak kullanılması şeklinde yorumlanmıştır.

Resmin ölçüleri bakımından da bir uyumsuzluk söz konusudur. Ölçülerin uyumsuzluğu da alansal ilişkileri karmaşıklaştıran belirsizlik havasının desteklendiği şeklinde yorumlanmıştır. İşçinin karısı gibi resmin arkasındaki figürler ölçü olarak çok küçüktür ve mantıksız bir uzaklıkta görülmektedir.

Resimde sanatçı aynı zamanda burjuva sınıfına göndermede bulunmaktadır. Sol taraftaki gruba sırtını çevirmiştir. Arkasındaki grup burjuva sınıfından olmasa bile bu grubun kıyafetlerini o dönemin burjuva sınıfının kıyafetleriyle betimlemiştir. Sol taraftaki gruba ise yüzünü dönmektedir. Bu grupsa halkı oluşturmaktadır.

KARAKTERLER:

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

Ressam:

Sanatçı resmin merkezine kendini resmetmiştir. Üzerinde yeşil bir ceket ve çizgili bir pantolon bulunmaktadır. Kalabalıktan bihaber, yalnızca resmine ve manzarasına odaklanmış olarak görülmektedir. Figür, Resmin alegorik anlamı bağlamında ikili bir rol oynamıştır: kişileştirdiği figürlerin biri olarak (hatta başkarakter olarak) resmedilmiş, ancak aynı zamanda anlamsal bakımdan resmin dışında bir rol oynamıştır. Yani kendini, alışılagelmiş provokatif tarzıyla resmetmemiştir. Sanatçı, kendini Bir Rönesans resmi gibi üçlü kompozisyonun bir parçası olarak resmetmiştir.

Model:

Courbet’nin sağ tarafındadır. Elinde bir örtüyle resmedilmiştir. Örtü abartılı kat kat kıvrımlı olarak betimlenmiştir. Nü model geleneksel anlamda ressamın modeli düşüncesini çağrıştırmaktadır. Yalnız kadını burada Courbet modeli değil, ilham perisi olarak resmetmiştir. Courbet’nin bakışları modelin aksi yönündedir, modelin bakışları ise tamamen Courbet’de toplanmıştır. Kadın “Gerçek” anlamında bir model gibi durur ancak “Alegori” anlamında Yunan mitindeki sanat tanrıçasıdır.

 Çocuk:

Courbet’nin sol tarafındadır. Çocuk eski, kıyafetlerle resmedilmiştir. Sanatçının yarattığı tabloya hayranlıkla bakmaktadır. Çocuk burada masumiyeti temsil eder.

Kedi:

Courbet ile çocuğun ortasında şaşaalı beyaz bir kedi bulunmaktadır. Rönesans da köpek sadıklığın temsili, kedi de nankörlüğün temsilidir. Courbet de kedi ile göndermede bulunmaktadır. Nankörlüğü temsil eder.

 

SOL TARAF:

Buradaki figürlerin her biri o döneme özgü belirli bir halk figürüdür. Courbet’nin başlığındaki alegoriyi betimleyen ”gerçek” sıfatı sadece ressamın varsayılan gerçekliğine paradoksal bir ima olarak değil aynı zamanda eserin gerçek yaşamdaki siyasi olaylara ve konumlara bir yorumu olarak da kabul edilebilir.

Bu bölümdeki insanların alegorik anlamı sağ tarafa göre yoğundur. Sanatçının figürlere yüklediği anlamlarla bu bölümdeki insanlar daha çok ilgi çeker.

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

En Soldaki Figür: Papazdır. Gerici Katolik gazeteci Louis Veuillot’nun resmidir.

Öndeki Figür: İmparator Napoleon’un örtük temsilidir. Av köpekleriyle resmedilmiştir. Sanatçı figürü botlu, bıyıklı olarak betimlemiştir.

Kasketli Adam: Başkaldıran Macaristan’ı temsil eden Kossuth’dur. Sanatçı, bu figürden Champflery’ye yazdığı mektupta bahsetmiştir ve bu figürü resme sonradan eklediğini söylemiştir.

Arkası Dönük Figür: Yahudi’dir. 1849-1852 arasında Maliye Bakanı olan İmparator Napoleon Hi’nin destekçisi, banker ve devlet adamı Achille Fould’un gizli temsilidir ve ticareti temsil etmektedir.

Arka Soldaki Avcı: Garibaldi formuna bürünmüş İtalya’nın Birleşmesi olayının temsili olarak kabul edilmiştir. Aynı zamanda Courbet’nin kendi resmidir. Modeli vuran avcı görünümündedir.

Courbet akademik sanat anlayışına karşı çıkışını kendisini avcı olarak betimleyerek de göstermiştir.

Yıkık Dökük Yaşlı Adam: Farklı hükümetler döneminde değişik olaylarla dolu bir kariyere sahip olan Lazare Cornot’nun portresidir.

Eski kıyafetli adam: İmparator tarafından yazılan bir risale olan ‘idees tiapoleoniennes’de’, ‘seyyar satıcı’ takma isimli Louis Napoleon’un yandaşı Persigny’dir.

Tırpanlı Adam: Polonyalıların özgürlük hareketi adına hareket eden Kosciuszko’nun bir portresidir.

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

Kolları Bağlı Figür: Rus sosyalizmini temsil eden Bakunin’in portresidir.

En Arkadaki Kadın: Rus sosyalizmini temsil eden Bakuni’nin eşidir.

Model: Oklarla vurulmuş olarak resmedilmiştir. Akademik sanat uygulamasını temsil eder. Modelin vurulması Courbet’nin akademik anlayışa karşı çıkışını ifade eder. O dönemde akademide sert kurallar hâkimdir. Ve kimse özgürce çalışamaz. Sanatçının bu figürü aynı zamanda bir başkaldırıyı temsil eder.

Siyah Şapkalı Kadın: Tiyatroyu temsil etmektedir. (Sanatçının bu figürü fahişe olarak nitelendirdiği söylenir.)

Kurukafa: Mezarcının suskunlu olarak betimlenen figür 1830’ların Fransa’sında popüler gazeteciliği başlatan editör Emile De Girardin’dir. Basını temsil etmektedir.

Courbet’nin Tablosunun Sol Tarafındaki Kadın: İrlandalı bir kadındır. Bu kadın Herding’e göre; “yas, uyarı ve umudu” simgeler. İmparatorun ayağına yakın oturur vaziyette kucağındaki bebeğini emziren bir görünümdedir. İrlandalı kadın bitmemiş bir işi ve alegorinin siyasi ve resimsel gerçekliğinde tamamlanmamışlığı temsil eder. İrlandalı kadın melankolinin ana figürü olarak ifade edilmiştir. Yani alegorinin anası şeklinde yorumlanmıştır. Courbet bu kadını, “Londra’da siyah bir hasır şapka, yeşil bir peçe, eski siyah bir şal ve kolunda çıplak bir bebekle gördüğünü iddia etmiştir. Yani bu figür de diğer figürler gibi bir hayal ürünü değildir. Paçavralar içindeki annenin içinde sessiz bir yas söylenmektedir. Bu kadın imparatorun açlığı yok edeceğine dair sözünü yerine getirmediğinin kanıtı olarak yorumlanmıştır.

Görüldüğü gibi figürlerin duruşlarından kıyafetlerine kadar tün detaylar bir sembol niteliğindedir. Hiçbir figür öylesine yerleştirilmemiştir. Taşıdığı anlamların ve sembol ettikleri kişilerin özelliklerini en iyi şekilde yansıtır.

 

SAĞ TARAF:

Bu tarafta sanatçı genellikle koyu renkleri tercih etmiştir ve figürlerin üzerinde ışık etkisi yoktur. Bu durum sağ tarafın sönük kalmasına sebep olmuştur.

Sanatçı bir mektubunda bu taraftaki insanları; “arkadaşlarım, iş arkadaşlarım ve sanatseverler” olarak nitelendirmiştir. Bu taraftaki kişiler Champfleury, şair Baudelaire ve filozof P.J. Prodhon gibi ünlü simaların yer aldığı daha az anonim özellikteki kişilerdir. Bu taraftaki insanları sanatçı ‘Bohem Arkadaşlarım’ olarak sınıflandırır.

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

Charles Baudelaire: (1821–1867) Resmin en sağında yer alır. Bir masanın üzerinde elinde defteriyle resmedilmiştir. Kompozisyonun dışındaymış gibi bir izlenimi vardır.

Bu yıllarda yayımladığı cinsellik ve ölüm temalı şiirleriyle skandal yaratmıştır Baudelaire. Ayrıca modernleşme deneyimini tüm derinliğiyle ifade etmeye çalışmıştır. Fransız Şair ve Sanat Eleştirmenidir.

Sanatçı için önemli bir karakterdir. O dönemdeki en yakın arkadaşlarından biridir.

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

Jules Champfleury : (1820–1889) Gerçekçilik akımının edebiyattaki öncülerindendir.

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

Pierre-Joseph Proudhon (1809–1865): Sosyalist düşünür. Champfleury ve Proudhon, ifadesiz resmedilmiştir. Sanatçı, Baudelaire’den Champfleury’ye, Champfleury’den Proudhon’a ve Proudhon’dan da Promayet’ye doğru bir düzlem belirlemiştir. Bu karakterlerle resme derinlik hissi kazandırılmıştır.

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

Alphonse Promayet (1822-1872): Müziğin temsilcisi.

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

Alfred Bruyas (15 August 1821–1876): Sanat ve Bilimin Hamisi.

Bruyas, Promayet’nin sağ tarafında resmedilmiştir. Bruyas’ta ışık hissi iyice azalmıştır. Grubun arasındadır. Sanatçı bu figürde çok ayrıntıya girmemiştir.

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

Sevgililer: Sevgililerin konumu tanımlanmamıştır sol taraftaki sevgililere eşdeğer olarak yaptığı düşünülmektedir. Özellikle erkek figür hiç hissedilmez. Işığın önünde olmasına rağmen grubun içinde kaybolmuştur.

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

Müşteriler: İki zengin müşteridir. Courbet’nin burada Romantizm’in şaşaalı giyim kuşamına göndermede bulunduğu düşünülmektedir. Satmak için resim yapan, kendi gerçekliklerini ortaya koymayan ressam arkadaşlarına bir gönderme olarak da değerlendirilir.

Arka Plan: Arka duvar alansal anlamda belirsiz ve neredeyse şeffaftır. Aynı zamanda “sanat yaşamımın yedi yılı” ifadesiyle arka plandaki resimlere de gönderme yapmıştır. Bu resimler hayalet gibidir ve şeffaf iskelet yoluyla resmin motifini ortaya çıkmaktadır. Champfleury’e mektubunda Courbet arkadaki eserler hakkında belirli başlıklardan söz etmiştir ancak bunlar ayrı eserler olarak tanımlanmamaktadır. Bunun yerine atölyenin arka duvarını betimleyen tuvallerin farkına varma düzeyimiz arasında sürekli bir değişim vardır ve gerçek tuvalin davetsiz varlığı kendisini destekler niteliktedir.

Temsil edilen yüzey ile gerçek yüzey arasındaki bu algısal dalgalanma Sanatçının Atölyesi’nin bitmiş bir eser olarak okunmasını destekler ve tuval üzerinde varlık bulan bir süreç şeklinde yorumlanmasını sağlamaktadır.

Arka planın belirsiz durumu figürleri öne çıkarmıştır. Aynı zamanda resmin bütünlüğünü dengede tutan bir unsurdur.

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

Açık-Koyu Dengesi: Merkez bölümler belirsiz şekilde, arka plan, ön plan ve sağdaki kısım aydınlık olarak resmedilmiştir. Merkez bölümlerin temelsiz belirsizliği ve bunlarda görülen aydınlık ve karanlık karşıtlığı iki zengin müşteriyle birlikte ressamın kendisi, eseri ve modelinden oluşan baskın grup adına kanatlardaki sosyal ve politik topluluğun önemini azaltmaya yöneliktir.

Resmin renk değerleri genel olarak aynı tonlardadır. Yalnız ön planda kullanılan beyazımsı lekeler ön plan-arka plan ayrımını daha net bir şekilde algılamamızı sağlar. Beyaz lekeler yay gibi bir düzlemde kullanılmıştır.

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

courbet,sanatçının atölyesi, zeynep merve çiçek

Kompozisyon: Kompozisyon tıpkı Rönesans resmi gibi üçgen bir yapıdadır. Ressamın bulunduğu grup küçük bir üçgen, resme genel olarak ise büyük bir üçgen hâkimdir. Resim dikdörtgen bir tuvaldedir. Bu kompozisyon şekli sayesinde resimde bir bütünlük oluşmuştur.

 

 

“Sanatta hayal gücü, var olan bir şey için en iyi ifade şeklini bulmayı içerir ama hiçbir zaman o şeyi yaratmayı içermez”

 Gustave Courbet

 

 

 

Bu inceleme/yazının her türlü hakkı saklıdır. Tüm hakları Zeynep Merve Çiçek‘e aittir.

 

 

 

 

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir